KIRŞEHİR’İN COĞRAFİ DURUMU
Konumu:
İç Anadolu Bölgesi'nin Orta Kızılırmak
bölümünde yer alır.Yüzölçümü 6665 km2.dir,
Kabaca bir paralel kenarı andıran ilin
toprakları ülke topraklarının binde 8'i, iç
Anadolu Bölgesi topraklarının yüzde 2,9'u
kadar olup, yüz ölçüm büyüklüğü bakımından
53. sıradadır. İlin matematiksel konumu,
38°50'-39°50' Kuzey enlemleri,
33°30'-34°50' Doğu boylamları arasındadır.
İlin güney uç noktası, Merkez Ulupınar
kasabası, kuzey uç noktası Çiçekdağı'nın
Konurkale köyüdür. Batı uç noktası Kaman
Büğüz köyü, Doğu uç noktası ise Mucur
Kılıçlı köyüdür. Denizden yüksekliği 985 m.
dir. ilin kuş uçuşu denize uzaklıkları;
güneyde, Akdeniz'de Anamur Burnu'na 362 Km;
kuzeyde, Karadeniz'de Sinop'a 334 Km. dir.
DOĞAL
ÖZELLİKLERİ
Jeolojik
Yapı:
Kırşehir Masifi olarak adlandırılan yapı,
"Orta Anadolu Masifi'nin bir parçasıdır.
Türkiye'nin 9 masifinden en büyüğü olan
Kırşehir Masif’i Tuz Gölü'nün altında da
devam etmektedir. Masif kütle, tektonik
hareketler sonucu bir veya bir kaç kez
kıvrılmış, daha sonra kıvrılma özelliğini
kaybederek sertleşmiş, çoğunluğu başkalaşım
geçirmiş,temel kütledir. Kırşehir Masif'i,
I., II., III. ve IV. zamanlarda oluşmuş,
yaklaşık 2000-2500 m. kalınlıkta bir
yapıdır. Bu yapıda" yukarıdan aşağıya doğru:
Kireçli şistler, fil latalar, yeşil
şistler, mermer kuşakları; küçük taneli
billurlu kuvarsitler, mikaşistler ve mermer
katmanlarına rastlanır.
İlin doğal
yapısı, iç Anadolu Bölgesi ile birlikte; III.
Jeolojik zaman olan Neozoik Üst Eosen'de
karalaşma sonucu oluşmuştur. Asıl görünümünü
Alp kıvrımları sırasında kazanmıştır.
İlin oturduğu
ana platoda, dört ayrı dönemde ortaya çıkmış
oluşumlar vardır. Kuzeybatı-Güneydoğu
yönünde uzanan fay hattı ile Seyfe Gölü
çöküntü alanı IV. zaman alüvyonlarıyla, fay
hattının doğusu başkalaşım geçirmiş
dizelerden billurlu şistlerle kaplıdır. İl
alanının batısı mermerleşmiş kireçtaşı ve
dolomitlerle, bunun dışında kalan yerler
ise; III. zaman Neojen göl tortuları ile
kaplıdır. Başkalaşıma uğramış billurlu
kütlelerin diziliş yönleri; Kırşehir-Kaman
dolayında Kuzeybatı-Güneydoğu doğrultulu,
Kırşehir yakınlarındaki Kervansaray
dağlarında ise Güney doğrultuludur. Bu
başkalaşıma uğramış billurlu kütlelerin
yaşı tam olarak belirlenememiştir. Ancak
Kaman'ın batısında yer alan Karalan
dağlarının başkalaşım kütlelerinin Tebeşir
dönemi öncesine ait olduğu kesin olarak
belirlenmiştir. Başkalaşım katmanlarının
altındaki oluşumların, Paleozoik döneme ait
olduğu sanılmaktadır.
Kırşehir,
orta Anadolu'nun fay hattı üzerinde yer
alır. Başkalaşım serilerinin kıvrılmaları
sırasındaki kırılma ile Kuzeybatı-Güneydoğu
yönünde uzanan bir fay hattı oluşmuştur.
ikinci bir fay hattı ise; ilin, Ankara ile
sınırını oluşturacak şekilde kuzeye doğru
uzanır. İlk kıvrılmalar sırasında oluşan fay
hattı 15 km. uzunluğundadır. Kırşehir'deki
Terme Kaplıca suyu, bu fay hattının
derinliklerinden gelen sıcak sudur.
Kırşehir,
üçüncü derece deprem bölgesi olan Orta
Anadolu deprem alanı içinde yer alır ve
deprem üst merkezinin etki alanı içindedir.
Fay hatları ve çevreleri, depremlerin çok
olduğu kırıklar dizisi içinde kalırken,
diğer bölümler, 2. ve 3. derece deprem
kuşağında yer almaktadır.
Kırşehir Depremi:
19 Nisan
1938'de, Kırşehir ve çevresinde Richter
ölçeğine göre 6,7 şiddetinde yer sarsıntısı
olmuştur. Deprem, il merkezinde hafif olarak
hissedilmiş, buna karşılık deprem dış
merkezinde yer alan Akpınar ve çevre köyler
ile Yozgat'ta, 2297 binanın yıkılmasına,
2897 binanın ağır ve hafif hasar görmesine,
toplam 149 kişinin ölümüne neden olmuştur.
Akpınar ve çevresi 2. derece deprem özelliği
göstermesine rağmen, sadece burada
ölenlerin sayısı 87'yi bulmuştur. Akpınar
bugün bulunduğu yere taşınmak zorunda
kalmıştır. Deprem dış merkezinin alanı 177
km2, boyutları ise Kuzey-Güney doğrultusunda
30 km., Doğu-Batı doğrultusunda 24 km.
olarak hesaplanmıştır. Deprem sonucunda
Akpınar'ın kuzeybatısında Taşkovan
yakınlarına kadar uzanan 15 km. uzunluğunda
bir kırık (fay) oluşmuştur. Kırık
bloklarının birbirlerine göre hareketleri,
düşey doğrultuda 60 cm., yatay doğrultuda
ise, 65 cm. dir.
YÜZEY
ŞEKİLLERİ
İl
toprakları güney ve güneybatıda Kızılırmak,
batı ve kuzeybatıda Kılıçözü deresi, kuzey
ve kuzeydoğuda Delice ırmağı, doğuda Seyfe
Gölü çöküntü alanı ile çevrilidir.
Kırşehir,
ortalama yüksekliği 1000 m.ye ulaşan geniş
bir yayla görünümündedir. Kırşehir Masif'i
olarak ta adlandırılan bu plato; bir kaç dağ
kültesi ile engebeleşmiş, Kızılırmak, Delice
ırmak ve kolları tarafından yarılmış dalgalı
bir düzlüktür. Bu plato üzerinde Seyfe Gölü
kapalı havzası yer alır. Yüksekliği 1500
m.yi aşan dağların sayısı oldukça azdır. İl
topraklarının; % 64,5'i plato, % 17,2'si
dağlık alan, % 18,3 ova ile kaplıdır.
.
DAĞLAR
İlde çok az
bir alanı (% 17,2) kaplayan dağlar,
"Kırşehir Masif"i olarak adlandırılan ana
plato üzerinde kuzeyden başlayıp güneybatıya
ve güneydoğuya doğru açılarak il
topraklarını engebelendirir. Bu engebelerin
ortalama yükseltisi 1500-2000 m. arasında
değişir. İl topraklarının kuzey kesiminde
Çiçek dağı, Orta kesiminde Baran dağı ve
Kervansaray dağı önemli yükseltilerdir.
Kervansaray Dağları:
Seyfe
Gölü kapalı havzası ile Kırşehir yerleşme
alanı arasında bulunan bu dağlar,
kuzeybatıdan güneydoğuya doğru Mucur
ilçesine kadar uzanır. Mucur kuzeyinde
platolar üzerinde belirginliği azalan,
ilçenin kuzeydoğusunda yeniden yükselen bu
dağlar, Nevşehir kuzeyindeki Kızıldağ ile
birleşir. Kervansaray dağlarının en yüksek
noktası 1679 m. olup, ilin kuzeydoğusunda
yer alır. Dağın diğer önemli dorukları ise;
Armutlu, Köpekli, Kırlangıç ve Kızıldağ'dır.
Akarsuların açtığı derin vadilerle
parçalanan dağ yüzeyi, şiddetli aşınma
sonucu yer yer düzleşmiştir. Ormanlık alanın
bulunmadığı bu dağlarda, hakim bitki örtüsü
bozkırdır.
Çiçek
Dağı:
Adını
verdiği ilçenin batısındaki platonun
ortasında yükselen Çiçek dağı, Kırşehir'in
en yüksek noktasıdır ve 1691 m.
yüksekliğindedir. Dağ, Delice ırmak’a doğru
akan derelerin açtığı vadilerle
parçalanmıştır. Bitki örtüsü; seyrek
meşeliklerden oluşan orman kalıntılarıdır.
Dağın ikinci yüksek noktasını 1585 m. ile
Yağmurlu Dede tepesi oluşturur.
Baran
Dağı:
Kırşehir
ile Kaman arasında yer alıp, batıdan güneye
doğru uzanır.En yüksek noktası 1677 m. dir.
Aliöllez
Dağı:
Kaman
ilçesindedir. Güney - güneydoğu yönünde
uzanan dağın yüksekliği 1528 m. dir.
Hirfanlı barajı yönünde derin olarak
parçalanmış olup, bitki örtüsü zayıftır.
Diğer
Dağlar
Merkez:
Karga
sekmez dağları, Cemele dağları, Naldöken
dağları, Hüyüklü dağları, Emir burnu
dağları ve Obruk tepesi.
Kaman:
Toprakkaya dağları, Buzluk dağları.
Mucur:
Armutlu
dağları, Büyük Uyuklu dağları, Kırlangıç
dağları, Kızıl dağ, Köpekli dağları.
OVALAR
Kırşehir il
topraklarının % 18,3'ünü ovalar teşkil eder.
Başlıcaları :
Malya
Ovası:
Diğer adı
"Seyfe Ovası" olarak bilinen ova, ilin
kuzeydoğusunda yer alır. Çiçekdağı ilçesinin
Salep boğazı ve Taburoğlu köyü yörelerinde
başlayan ova, Mucur ilçesinin kuzeyini de
içine alarak Kayseri il sınırına kadar
uzanır. Alanı 400 km2, yüksekliği, 1110 m.
olan ova, yüksek bir düzlük görünümündedir.
Çevre dağ ve platolardan gelen ,akarsular
tarafından taşınan maddelerin, çöküntü
tabanını doldurmaları sonucu oluşan bu
yüksek düzlüğün, büyük bölümü uzun süre
bataklık olarak kalmıştır. Son yıllarda
sürdürülen kurutma çalışmaları, doğu kesim
dışında tamamlanmıştır. Göl suları tuzlu
olduğundan, göl çevresinde genişçe bir alan
çoraktır. Bunun dışında kalan ovalık alan
alüvyonlarla kaplıdır. Sulama yetersizliği
nedeniyle ovada kuru tarım yapılmaktadır.
Yörede sulu tarım olanakları sağlanabilirse,
ilin en önemli tarım alanı haline
gelebilecektir. Ova üzerinde Malya Devlet
Üretme Çiftliği kurulu bulunmaktadır.
Çoğun (Çuğun)
Ovası:
İlin
Kuzey'inde yer alan ova, 2500 hektar alana
sahiptir. Çoğun barajının yapılmasından
sonra sulu tarıma açılmış, meyve sanayi
bitkileri üretimi artmıştır.
Güzler Ovası:
Kırşehir'in Güney'inde yer alan ova ,
2400 hektar alana sahiptir. Sulama
gölet'i yapıldıktan sonra sanayi bitki
üretimi artmıştır. Özellikle Şekerpancarı,
üretiminin artması ile ilde Şeker Fabrikası
kurulması kararlaştırılmış ve temeli
atılarak inşaatına başlanmıştır.
Diğer
Küçük Ovalar
Hamamözü,
Değirmenözü, Acıöz, Maniöz ovaları.
Ovaların
dışındaki diğer düzlükler:
Kenar,
Tatarilyas, Kuytuluk, Körkuyu, Gardaklıbel,
Yalnız mezar, Göbek, Laleli, Güllü dağ,
Ekizağıl ve Aksakal yaylalarıdır.
VADİLER
Kızılırmak Vadisi:
Sivas'ın
Kızıl dağ yakınlarında doğan Kızılırmak, İç
Anadolu Bölgesi'nde bir yay çizdikten sonra
kuzeye doğru uzanarak, Karadeniz'e dökülür
ve Türkiye'nin en uzun ve önemli vadisini
oluşturur. Kırşehir, bu vadinin içinde yer
alır. Vadinin başlangıç noktası Aydoğmuş ve
Yörücek'in doğusu olup, Ecikağıl
yakınlarında Ankara sınırına ulaşarak son
bulur. İlde bulunan Hirfanlı ve Kesik köprü
barajları bu vadi üzerinde yer alır.
Kırşehir
Kılıçözü Vadisi:
Baran dağının kuzey kesiminden başlayan
vadi, Aydınlar'a kadar uzanır, bir yay
çizerek Çoğun'a ulaşır, Güney'e yönelerek il
merkezinden geçer ve Güzler Köyü Taka
mevkiinde Kızılırmak vadisine açılır.
Çoğun'a kadar dik ve dar olarak uzanan
vadinin daha sonra iki tarafından önemli
tarım alanları başlar. Çoğun ve Güzler
göletleri bu tarım alanlarının sulanmasında
yeterli olmaktadır.
Kaman
Kılıçözü Vadisi:
Baran
dağının batısında başlayan vadi, Kaman
ilçesinin kuzeyine doğru uzanır. Kara
ova’nın Batı'sında dar ve dik bir koridor
biçiminde kuzeye doğru açılarak
Ocakbaşı'ndan Ankara il alanına ulaşır.
Kuzeydoğuya doğru geniş bir yay çizerek
Ankara-Yozgat sınırında Delice ırmak
vadisine açılır.
Delice
ırmak Vadisi:
Büyük
bölümü Yozgat il sınırları içerisinde kalan
vadinin, Kırşehir sınırına yaklaştığında,
Yerköy yöresinde, vadi tabanı genişlemeye
başlar. Kırşehir,Yozgat il sınırını
oluşturarak devam eden vadi, Çorum il
alanında Kızılırmak vadisine açılır.
Vadinin Kırşehir sınırları içinde kalan
bölümlerinde sulamalı tarım yapılır.
AKARSULAR
Kızılırmak:
Bütün
çığırı Türkiye topraklarında olan
Kızılırmak, Sivas Kızıl dağ’da doğar, Bafra
ovasında Karadeniz'e dökülür. Türkiye'nin
uzunluk bakımından en büyük (1355 km.)
akarsuyu olup, havza alanı bakımından
Fırat'tan sonra ikinci sırada yer alır.
Kızılırmak, antik çağda tuzlu akarsu
anlamına gelen "Halys" adıyla anılırdı.
Türkçe adını içerisinde tuz ve jips
bulunan, çoğunlukla kızıl renkli,
kumlu-killi topraktan almaktadır. Genellikle
jipsli araziden akarak gelen Kızılırmak'ın
suları tuzlu ve acıdır. Fakat bu durum,
tarımda sulamayı, olumsuz etkilememektedir.
Kızılırmak;
Nevşehir'in Gülşehir ilçesi önlerinden
geçtikten sonra güneydoğu-kuzeybatı
doğrultusunda Kırşehir platosuna girer ve
Kırşehir'in 17 km. güneyinden geçer. Bu
arada kuzeyden gelen ve Kılıçözü deresi
olarak bilinen Kırşehir çayı kolunu alır.
Daha sonra dar boğazlar içinde akmaya
başlar. Bu boğazlardan ikisinde kurulan
Hirfanlı ve Kesikköprü barajlarında, doğal
akışı bir ölçüde kesintiye uğrar. Kesikköprü
barajından sonra güney-kuzey doğrultusunu
alır ve Kaman-Bala yolunun geçtiği Köprüköy
köprüsünün altından geçerek Kırıkkale il
sınırına ulaşır.
Kırşehir,
Kızılırmak havzası üzerinde olmasına rağmen,
ova ve sulanabilir alan bakımından
fakirdir. Yağmur ve kar suları, ile
beslenen, ortalama debisi 184 m3/sn. olan
Kızılırmak'ın rejimi düzensizdir. İlkbahar
başlarında, yükselmeye başlayan suları,
ilkbahar sonunda en yüksek düzeye ulaşır.
Sıcak ve kurak geçen yaz aylarında
buharlaşmanın artması ile azalan suları,
temmuzda en düşük seviyededir.
Kılıçözü
(Kırşehir) çayı:
Kızılırmak'ın il içinde kalan kuzey kolunu
oluşturan çay, Baran Dağı'nın kuzey
yamacından doğar. Kırşehir ve Güzler'i
geçerek Taka mevkiinde Kızılırmak'a karışır.
Kuzey-güney doğrultusunda 80 km. uzunluğa
sahiptir. Suları tarımda kullanılan çayın
üzerinde, sulama ve taşkın önleme amacı ile
Çoğun barajı, İğdeliöz, Kılıçözü ve Güzler
sulama regülatörleri yapılmıştır. Düzensiz
bir rejime sahip olan çayın, yazın suları'
azalır. Kış ve ilkbahar aylarında ise,
yağışlar ve eriyen kar suları sebebiyle,
zaman zaman taşkınlar olmaktadır.
Kaman Kılıçözü çayı:
150 km. uzunluğundaki çay, Kaman'ın
güneyinden kaynağını alarak, ilin kuzey
bölümünde yer alan dağ ve platoların
sularını toplar, Kırıkkale-Yozgat sınırında
Delice ırmak’a karışır. En büyük kolu
Malaközü deresidir.
Delice
ırmak:
Kızılırmak'ın en uzun koludur (426 km.)
Kırşehir-Yozgat il sınırını oluşturan
akarsu, Yerköy yakınlarında Kırşehir il
sınırına girer ve Kırıkkale-Yozgat-Kırşehir
sınırlarının kesiştiği noktada ili terk
eder. Rejimi düzensiz olan Irmak'tan,
sulamada yararlanılmaktadır.
GÖLLER
Seyfe
Gölü:
Kırşehir il merkezinin 35 km.
kuzeydoğusundaki tektonik çukurlukta yer
alır. Çukurluğun temeli, Neojen döneme ait
tortul katmanlarla örtülüdür ve göl en alçak
bölümünü kaplar. Deniz yüzeyinden yüksekliği
1110 m. dir. idari olarak Mucur ilçesi
sınırları içinde yer alan göl, adını,
batısındaki Seyfe köyünden alır. Küçük bir
kapalı havza niteliği taşıyan göl, yazın
iyice sığlaşır ve büyük bir kesimi tuzlu
bataklığa dönüşür. Yüzölçümü 15 km2. olup,
farklı mevsimlerdeki ölçümlerde alanı
değişebilmektedir. Genellikle sığ olan gölün
en derin yeri 4/5 m. yi bulmaktadır.
Göl,
batısında bulunan Seyfe ve kuzeyinde yer
alan Badıllı köylerinden çıkan pınarlar,
dip kaynakları, drenaj alanı yüzeysel akışı
ve göl alanına düşen yağışlarla
beslenmektedir. Boşalımı ise, buharlaşma
ile gerçekleşmektedir. Yörenin çok az yağış
alması, gölü besleyen derelerin yazın büyük
ölçüde kuruması ve yüksek buharlaşmanın da
etkisiyle su seviyesi yazın oldukça düşer
ve büyük bir kesimi tuzlu bataklığa
dönüşür. Tuzlu suya sahip olması nedeniyle,
gölün güney kıyısında zaman zaman işletilmiş
bir tuzla vardır. Göl çevresinde geniş
meralar ve tarlalar yer almaktadır. Bu
arazinin büyük bölümü, Malya Tarım
işletmesi'nin sınırları içinde kalır.
Göl içinde
balık yoktur, sadece kurbağa türlerine ve su
yılanına rastlanır. Ancak Seyfe deresinde ve
derenin göl içindeki yayılım alanında iki
küçük balık türü yaşamaktadır. Göl ve
çevresi, 1990 tarihinde, "Tabiatı Koruma
Alanı" ilan edilmiştir, aynı zamanda
birinci derece "Doğal Sit" alanıdır. Göl ve
çevresinde, ötücü kuşlar dahil olmak üzere
toplam 187 kuş türü tespit edilmiştir.
Obruk
Gölü:
ilin
Nevşehir sınırları yakınında Obruk köyünde
bulunan, karstik oluşumlu bir göldür.
Derinliği ve kirliliği nedeniyle suyundan
yararlanılamaz.
Hirfanlı
Baraj Gölü:
Kaman'a
bağlı Hirfanlı köyü yakınlarında elektrik
üretmek ve sulamada kullanılmak amacıyla
1959 yılında tamamlanmış ve 8 Ocak 1960
tarihinde açılmıştır. Açıldığı yıl
itibariyle Türkiye'nin en büyük, bugün ise
dördüncü büyük barajı olan Hirfanlı' nın
alanı 263 km2., dolgu yüksekliği 81 m. dir.
Baraj gölünün uzunluğu 75 km. olup, en geniş
yeri 15 km.dir. 2 milyon m3. kaya dolgu
malzeme ile yapılan barajdan, yılda 40
milyon kw/sa. enerji üretilmektedir. Baraj
santrali dört türbinden meydana gelmektedir.
Hirfanlı
barajının bulunduğu yer, granit ve
granodiyorit masif kayaçlardan oluşan bir
yöredir. Gölün tabanında ırmak çökelleri
olan ve kalınlığı 5 m.yi bulan mil, kum ve
çakıl katmanları bulunur. Gölün
yamaçlarındaki toprak kalınlığı 0-5 m.
arasında değişir.
Yapıldığı
günden bu yana bölgenin iklimini olumlu
etkileyen baraj gölünde, kerevit, sazan,
yayın gibi türlerden oluşan tatlı su
balıkçılığı yapılmakta ve yöre insanına
gelir kaynağı sağlamaktadır. Baraj gölü,
yörenin plaj ve piknik gibi ihtiyaçlarını da
gidermektedir.
Çuğun
(Çoğun) Baraj Gölü:
Kırşehir
ilinin kuzeybatısında, Çuğun köyü sınırları
içinde, Kılıçözü çayı üzerinde kurulu olan
baraj gölü, il merkezine 20 km.
uzaklıktadır. Sulama ve taşkın koruma amaçlı
yapılan göl, 1970 yılında tamamlanarak,
sulamaya 1976 yılında geçilmiştir. Göl hacmi
22.600.000 m3. olan baraj gövdesinin
yüksekliği 41 m. olup, kaya dolgu
tipindedir. Baraj gölü ile 2028 hektar alan
sulanabilmektedir. Ayrıca gölde başta aynalı
sazan olmak üzere tatlı su balıkları
üretilmektedir.
Karaova
Barajı:
Kırşehir,
Akpınar-Karaova köyünün 3 km.
güneydoğusunda, Delice ırmak’ın kollarından
Kılıçözü'ne bağlı Manahözü çayı üzerindedir.
Sulama amacıyla 1997'de hizmete açılan
baraj, toprak dolgu tipindedir. Baraj suyu
ile 4760 hektar arazi sulanabilmektedir.
Kültepe
Barajı:
Kırşehir'in güneyinde, Kırşehir-Ortaköy
yolunun 43. km.sinde 2 km. içeride Ulupınar
köyünün 4 km. doğusundadır. Sulama ve taşkın
önleme amacıyla toprak dolgu tipinde yapılan
baraj, 1983 yılında işletmeye açılmıştır.
Barajın kaynağında ve yan kolları üzerinde
beş adet gölet yer almaktadır. Bu göletlerin
etkisi ile baraja gelen su azalmış olup,
ancak çok kısıtlı sulama yapılabilmektedir.
Su ihtiyaç sorunlarının çözümü amacıyla
baraja, Kızılırmak'tan pompaj-planlama
çalışmaları yapılmaktadır. Baraj sayesinde
toplam 23509 hektar alan sulanabilmektedir.
Bu barajların
dışında yapımı halen sürdürülen Sıdıklı
barajı, Kırşehir ilinin 40 km. batısında
Sıdıklı-Küçükboğaz köyü yakınlarındadır.
Sulama amacıyla yapılan baraj 1998 yılında
tamamlanacaktır.
Sulama
Göletleri:
Merkez
ilçede, Ekizağıl ve Karaboğaz göletleri ile
Güzler regülatörü vardır. Kaman'da,
Karakaya, Gökeşme, Darıözü, Merdese,
Sarıömerli, Çiftlikbala, Ömerhacılı ve
Savcılı göletleri; Çiçekdağı'nda, Gölcük,
Kırdök göletleri ile Boztepe'de, Harmanaltı
göleti hizmete açıktır. Ayrıca Mucur'da
Yeniköy ve Kargın göletleri ile Kaman'daki
Çağırkan göletinin yapımı devam etmektedir.
İKLİM
Kırşehir'de,
kışları soğuk ve kar yağışlı, yazları sıcak
ve kurak geçen karasal iklim görülür.
Thorntwait'in iklim tasnifine göre, Kırşehir
yarı kurak iklim özelliğine sahiptir. İldeki
yıllık sıcaklık ortalaması 11,3 °C ,yıllık
yağış miktarı ise 400 mm.den azdır.
Sıcaklık:
İldeki
dağlık ve ovalık alanlar arasında yıllık
ortalama sıcaklık farkı fazla değildir.
İlçeler arasındaki sıcaklık farkı 1 °C
civarındadır. Merkez ilçede yıllık ortalama
sıcaklık 11,3 °C iken, Kaman'da 10,9 °C,
Çiçekdağı' da ise 12,2 °C. Kırşehir'in çevre
illerle olan sıcaklık farkı yine 1 °C
dolayındadır. Ankara'da 11,7 °C, Nevşehir'de
10,9 °C, Yozgat'ta 9,0 °C.
Kırşehir'de
61 yıllık gözlem süresince, aylık ortalama
sıcaklığın dağılımı şu şekildedir:
Aylar:
Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs
Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim
Kasım Aralık
°C :
-0,3 1,3 5,0 10,6 15,4
19,5 22,8 22,5 17,9
12,0 6,3 2,0
Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi Kırşehir
"Orta Kuşak Kara Tesirli Sıcaklık Rejimi"
özelliğine sahiptir. Ocak ayı ortalama
sıcaklığı -0.3 °C dir. Bu aydan itibaren
mevsim sıcaklığına ve iklim özelliklerine
bağlı olarak sıcaklık değerleri artmaktadır.
Temmuz ayı ortalama sıcaklığı 22,8 °C dir.
Temmuz ayından itibaren sıcaklık değerleri
düşmektedir.
Kırşehir'de
iklim özelliğine bağlı olarak gece ve gündüz
sıcaklık değerleri arasında oldukça
belirgin bir fark vardır.
Kırşehir'de
66 yıllık gözlem süresinde; 1954 yılı
Ağustos ayında 39,4 °C ile en yüksek
sıcaklık, 1942 yılı Ocak ayında ise -28,0 °C
ile en düşük sıcaklık değerleri
gerçekleşmiştir.
Yağış:
Kırşehir'deki yıllık yağış ortalaması,
350-400 mm. arasında değişir. Merkez ilçede
62 yıllık verilere göre yıllık yağış miktarı
378,1 mm. dir. Yıllık yağış miktarı
Kaman'da 455 mm., Çiçekdağı' da ise, 322
mm. olarak ölçülmüştür. Kırşehir'e komşu il
merkezlerinin yıllık yağış miktarlarının;
Ankara'da 377,7 mm., Nevşehir'de 388,
Yozgat'ta ise 539 mm. olduğu görülmektedir.
Kırşehir'de
62 yıllık verilere göre, aylık yağış
dağılımı şöyledir:
|
Aylar |
Ocak |
Şubat |
Mart |
Nisan |
Mayıs |
Haziran |
Temmuz |
Ağustos |
Eylül |
Ekim |
Kasım |
Aralık |
|
mm. |
49,6 |
37,6 |
39,0 |
40,0 |
45,4 |
34,1 |
6,0 |
4,0 |
11,4 |
24,2 |
36,1 |
50,4 |
İlin yukarıda çizilen aylık ortalama rejim
diyagramı incelendiğinde, yağışın en çok
Aralık, Ocak, Nisan ve Mayıs aylarında
düştüğü görülmektedir. En az yağış Temmuz ve
Ağustos aylarında düşmekte olup, bu
aylardaki yağış miktarı 4-6 mm.
dolayındadır. Bu değerlerden de anlaşılacağı
gibi Kırşehir'in yağış rejimi tipi "Akdeniz
Yağış Rejim Tipi"ni andırmaktadır. Çünkü
yazın düşen yağış miktarı çok az, kış ve
ilkbaharda yüksektir. Ancak yağış değerleri
Akdeniz Tipi'ne göre çok düşüktür.
Kırşehir'de
67 yıllık ölçümlere göre; yıllık en az yağış
miktarı 202 mm. ile 1932 yılında, yıllık en
fazla yağış miktarı 483 mm. ile 1966 yılında
gerçekleşmiştir. Yine 67 yıl içinde günlük
en fazla yağış miktarı 66,0 mm. ile Haziran
ayında kaydedilmiştir. Uzun yıllar
ortalamalarına göre yıllık ortalama yağışlı
gün sayısı 92 olup, yıllara göre 37 ile 113
gün arasında değişiklik göstermektedir.
Kırşehir'de
62 yıllık iklim verilerine göre, yıllık
ortalama karla örtülü gün sayısı 25'tir.
1930 yılında, yıl boyunca 1 gün karla örtülü
geçerken, 1949 yılında yıl boyunca 74 gün
karla örtülü geçmiştir. Yıllık ortalama
donlu gün sayısı 96,8 iken, kırağılı gün
sayısı 54, nem oranı % 63 olarak
hesaplanmıştır. Güneşli günler sayısı yıllık
76-174 gün arasında değişir. Yıllık ortalama
6,5 gün sisli, 2 gün ise dolulu geçmektedir.
Rüzgar:
Kırşehir
genellikle kuzey ve güney yönlü rüzgarların
etkisinde olup, yıllık ortalama rüzgar hızı
2,0 m/sn.dir. 42 yıl içerisinde yıllık
ortalama kuzey yönlü rüzgar sayısı 202
olarak kaydedilmiştir. Fırtınalı gün sayısı
ise yıl içinde ortalama 3-4 gündür.
BİTKİ
ÖRTÜSÜ
İç
Anadolu Bölgesi'nin bozkır kuşağı içinde
kalan Kırşehir, genellikle orman örtüsünden
yoksun olup, hakim doğal bitki örtüsü
bozkırdır. Çok eski çağlarda ormanlarla
kaplı olan yöre olumsuz insan etkileri ve
yağış rejiminin düzensizliği sonucu orman
örtüsünü kaybetmiştir. Ormanlık alan, ilin
toplam yüzölçümünün % 2'sini kaplarken, son
yıllardaki çalışmalar sonucu bu oran %
3,7'ye çıkmıştır. Karasal iklim özelliği
nedeniyle, kendiliğinden doğal örtüye
kavuşamayan il, ancak ağaç dikimi ve bakımı
yoluyla orman alanlarına kavuşabilecektir.
Çiçekdağı' nın kuzey kesimleri ile Akçakent
ilçesi çevresinde meşe, karaçam ve sedir
ağaçlarından oluşan ormanlar bulunmaktadır.
Bu ormanlar bozuk koru ve baltalık
niteliğindedir. İl sınırları içinde yer yer
çalılıklara da rastlanmaktadır.
İlde aşırı
hayvan otlatma ve doğal otlakların zamanla
tarlaya dönüştürülmesi, alfa otu ve püsküllü
çayır gibi otsu türlerin azalmasına, bunun
yerine çoban yastığı ve geven türlerinin
çoğalmasına neden olmuştur. İl alanını
çeşitli yönlerden parçalayan akarsu
vadilerinde kavaklıklar ve meyve bahçeleri
vardır. Platolarda ise, tek yıllık çayır
otları dışında bitki örtüsü yoktur.
Son yıllarda
ildeki bozuk nitelikli ormanlar bakıma
alınarak, koruya dönüştürülmesine ve
yerleşim alanlarının çevresinde ormanlar
oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bu amaçla
1965 yılında kurulan Fidanlık Şefliği, 1967
yılında Orman Fidanlık Müdürlüğü haline
getirilerek, ilin fidan ihtiyacını
karşılamaya başlamış, bugün de çalışmalarını
sürdürmektedir. Fidanlık Müdürlüğü, 1966
yılından itibaren yaklaşık 46 milyon fidan
üretimi yaparak, bunun bir kısmı ile il
ihtiyacını karşılamıştır. Orman Bakanlığına
bağlı Ağaçlandırma Şefliği ve
Başmühendisliği tarafından, 1977 yılından
1997 yılı sonuna kadar Kırşehir'de 3400
hektar alana yaklaşık 7 milyon adet fidan
dikimi yapılmıştır. 1998 yılı programı
içerisinde, Kervansaray mevkiinde 600 hektar
alana 1.200.000 adet fidan dikimi
gerçekleştirilecektir. Orman Fidanlık
Müdürlüğü, modern kavakçılığın gelişimi için
de çalışmalar yapmıştır. Fidanlıkta,
karaçam, sedir, kavak dışında, akça ağaç,
dişbudak ve süs bitkileri de
yetiştirilmektedir.
ilimizde
ormanlık alan toplam 24.591 hektardır. Bu
ormanlar, karaçam, sedir ve kavaktan oluşan
Prodüktif Koru, karaçam ve sedirden oluşan
Bozuk Koru ile meşelerden meydana gelen
Baltalıklardır. Orman alanı büyüklüğü
bakımından ilin ilçelere göre dağılımı
dikkate alındığında, Akçakent ön sırada yer
alırken, bunu sırasıyla, Çiçekdağı, Merkez
ilçe, Kaman ve Mucur takip eder. Mevcut
ormanların bakımı ve işletmesi, Kırşehir
Orman işletme Müdürlüğü tarafından
yürütülmektedir.
TOPRAKLAR
Kurak
ve tektonik bir bölgede yer alan
Kırşehir'de, toprak özellikleri, iklim ve
ana maddeye bağlı olarak değişiklikler
göstermektedir. ildeki ana toprak grupları
ve özellikleri aşağıdaki şekilde
sıralanabilir.
Kırşehir il
alanının çok büyük bir bölümü kahverengi
topraklarla kaplıdır. Pekişmemiş
kireçtaşları üzerinde bulunan kahverengi
topraklar, kurak Orta Anadolu kuşağının da
yaygın toprak türüdür.
Çiçekdağı'nın
kuzeybatısı ile güneyinde kalan platolar ve
Kaman'ın güneybatısı ile Merkez ilçe'nin
güneyi kırmızı-kahverengi topraklarla
kaplıdır. Çiçek dağının 1000 m.yi aşan
kesimlerinde genellikle kahverengi orman
toprakları görülür. Bunlar organik madde
bakımından zengin, olgun topraklardır. Bu
topraklar üzerinde yer yer orman görülür.
Orman örtüsünün seyreldiği yerlerde erozyon
şiddetlidir. Dağın güney kesiminde, orman
topraklarının altında kalan yükseltiler
kestane renkli topraklarla kaplıdır.
Çiçekdağı ilçesinin batısında
Bayındır-Boyacık kasabaları arası ve
Kaman'ın güneyinde kalan alanın bir bölümü
kireçsiz kahverengi topraklarla örtülüdür.
Bu tür topraklar kuru tarıma elverişlidir.
İlde Seyfe
gölünün kuzeyi, batısı ve güneyi ile
Kırşehir Kılıçözü ve Delice ırmak vadileri,
alüvyon topraklarla kaplıdır. Bu topraklar,
akarsuların çevreden getirdiği ve organik
madde bakımından zengin, koyu renkli
topraklardır. Ayrıca, vadi tabanlarında az
da olsa alüvyon topraklarla geçişli olarak
kolüvyal topraklar da vardır. Bu topraklar
her tür bitkinin yetişmesine elverişlidir.
Kırşehir'de
bu ana toprak grupları dışında, Merkez
ilçe-Kaman arasını dolduran Baran dağının
yüksek kesimlerinde çıplak kayalıklar ve
Seyfe gölünün çevresinde tuzluluğa bağlı
olarak ortaya çıkan çorak topraklar vardır.
Bu tür toprakların tarımsal bir değeri
yoktur.
Bütün olarak değerlendirildiğinde il
alanının, kullanım durumuna göre, arazi
varlı
ğı şöyledir:
Ekili, dikili
alanların toplamı % 68,2'dir. Bunun % 40'ınl
tarla ürünleri ekim alanı, % 25,3'ünü nadas
alanı, % 2,6'slnl bağ, bahçe ve % 0,3'ünü de
tarıma elverişli olup, kullanılmayan arazi
oluşturur. ildeki çayır ve mera alanları %
19,9, orman alanı % 3,7 ve . tarıma
elverişli olmayan alan ise % 8,2 dir.
YERALTI KAYNAKLARI
Kırşehir'de çeşitli madenler bulunmasına
karşılık, bunlar ekonomik nitelikte
değildir. ilde en önemli madenler demir,
flüorit, mermer ve tuzdur. Demir yatakları
Merkez ve Kaman ilçelerinde bulunmaktadır.
Flüorit yatakları, Merkez, Çiçekdağı ve
Kaman ilçelerinde olup, Kaman ve Çiçekdağı
ilçelerindeki flüorit damarlarının bir
bölümünde zaman zaman üretim yapılmıştır.
Merkez ilçe, Kaman ve Mucur dolaylarında
Oniks denilen mermer yatakları
bulunmaktadır. Bu yataklardan zaman zaman
üretim yapılmaktadır.
Kırşehir'de ekonomik açıdan önem
taşıyan doğal kaynaklardan biri de tuzdur.
İldeki en zengin tuz yatakları, Tepesidelik
ve Sekili' de bulunmaktadır.
Çiçekdağı
ilçesindeki 60.000 ton rezervli linyit
yatakları, ancak yerel gereksinimini
karşılayacak boyuttadır. Tuğla-Kiremit
hammaddesi ise Çiçekdağı ve Akçakent
ilçelerinde bulunur.
Kırşehir'de
sayılanların dışında, amyant, antimon,
alüminyum, altın, bakır, boraks, baryum,
çinko, grafit, gümüş, krom, kurşun,
kuvarsit, manganez, mika, taşkömürü,
uranyum, volfram, kükürt ve zımpara taşı
gibi madenler de mevcuttur.